15 Şubat 2026 Pazar

EŞARİLİĞİ TANIYALIM Saadettin Merdin

EŞARÎ’NİN EL-İBANE AN USULİ’D-DİYANE ADLI ESERİNDEN.

1- Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini, Allah’tan getirdiklerini, sika/güvenilir ravilerin Rasulullah’tan rivayet ettiklerini, bunlardan hiçbir şeyi reddetmeksizin ikrar ederiz.

2- Allah azze ve celle birdir, O’ndan başka ilah yoktur, tektir, samettir, ne eş ne de çocuk edinmiştir.

3- Muhammed O’nun kulu ve rasulüdür. Onu hüda/Kur’an ve hak din ile gönderdi.

4- Cennet ve cehennem haktır.

5- Kıyamet gelecektir, ondan hiçbir şüphe yoktur. Allah kabirlerdekileri diriltecektir.

6- Allah arşa istiva etmiştir.

7- O’nun –keyfiyetsiz- veçhi (yüzü) vardır.

8- O’nun –keyfiyetsiz- iki eli vardır.

9- O’nun –keyfiyetsiz- gözü vardır.

10- Allah’ın isimleri O’nun gayrıdır diyenler sapık olmuşlardır.

11- O’nun ilim sıfatı vardır.

12- Allah’ın sem’, basar sıfatları vardır. Bunları Mutezile, Cehmiyye ve Hariciler gibi inkar etmeyiz.

13- Allah’ın kuvveti vardır.

14- Allah kelamı (Kur’an) gayri mahluktur. Yaratılmamıştır.

15- Yeryüzünde hayır ve şer namına olan her bir şey Allah’ın dilemesiyle olmuştur! Eşya Allah’ın dilemesiyle olur. Hiç kimse herhangi bir şey yapmaya güç yetiremez, Allah onu yapmadan önce.

16- Allah’tan müstağnî olmayız. Allah’ın ilminden çıkmaya kadir değiliz.

17- Allah’tan başka halik yoktur. Kulun fiilleri Allah’ın yaratması ve takdiriyledir. Kullar herhangi bir şey yaratmaya kadir değillerdir, aksine onlar yaratılmışlardır.

18- Allah müminleri taatine muvaffak kılmış, onlara lütfetmiş, onlara nazar etmiş (inayet etmiş), ıslah etmiş ve hidayet etmiştir. Kafirleri sapıtmıştır, onlara hidayet etmemiş, onlara imanı lütfetmemiştir. Bağışlamamıştır. Ehl-i zeyg ve bidat taifesinin zannettiği gibi değil. Şayet Allah onlara lütfetseydi ve ıslah etseydi (yardım etseydi) mutlaka Salihlerden olurlardı, onlara hidayet etse mutlaka hidayete erenlerden olurlardı. Şayet Allah kafirleri ıslah etmeyi takdir etseydi ve lütfetseydi mümin olurlardı. Lakin Allah önceden bildiği üzere onların kafir olmalarını dilemiştir. Onlara yardım etmemiş ve kalplerini mühürlemiştir.

19- Hayır ve şer Allah’ın kazası ve kaderiyledir. Biz Allah’ın kaza ve kaderine, hayır ve şerrine, acısına ve tatlısına inanırız. Biliriz ki, hata ettiğimiz şey başımıza gelmedi. Ve yine biliriz ki başımıza gelen hata ettiğimiz için değildir. Kullar –Allah dilemedikçe-kendilerine fayda ve zarar vermeye malik değildir. Biz tüm işlerimizde Allah’a sığınırız. Her vakit O’na olan muhtaç olduğumuzu kabul ederiz.

20- Ve şöyle deriz; Kur’an Allah kelamıdır, mahluk değildir. Kim ki, Kur’an mahluk derse KAFİR olur.

21- Biz Allah’ın ahirette –dolunay gecelerinde ayın görüldüğü gibi- baş üzerindeki gözle görüleceğini kabul etmişizdir. Rasulullahtan gelen rivayetlerde olduğu üzere Müminler O’nu göreceklerdir. Müminler cennette O’nu görürken, kafirler O’nu görmekten engellenmişlerdir. Musa (as) Allah’tan O’nu dünyada görmek istedi. Allah da dağa tecelli etti ve dağ un ufak oldu. Ki; Musa O’nun dünyada görülemeyeceğini en iyi bilen kimsedir.

22- Kıble ehlinden hiç kimseyi zina, hırsızlık ve içki içmek gibi bir günahı yüzünden tekfir etmeyiz! Hariciler bunları yapanları kafir saydılar. Biz şöyle deriz; zina, hırsızlık ve bunun benzeri, bu büyük günahlardan birini işleyen, bunları helal sayarsa ve haram olmadığına itikat ederse kafir olur.

23- İslam imandan daha geniştir deriz. Her islam iman değildir.

24- Allah kalpleri halden hale çevirir. “Kalpler Rahman’ın iki parmağı arasındadır. O gökleri bir parmağı, yerleri bir parmağı üzerine koyar.” (hadis)

25- Tevhid ehlinden ve imana yapışmış hiç kimseyi cennete veya cehenneme koymayız. Ancak rasulullah’ın cennetle müjdeledikleri hariç. Günahkarlar için cenneti umarız ve onların cehennemde azap görmelerinden korkarız. Biz Peygamberin şefaatiyle Allah’ın cehennemden bir kavmi/toplumu çıkaracağına inanırız.

26- Kabir azabına, havuza, Mizan’ın hak olduğuna, sırat köprüsünün hak olduğuna, öldükten sonra dirilmenin hak olduğuna inanırız. Ki Allah kullarını (Sırat köprüsünde olduğu söylenen yedi) durakta durduracak ve müminleri hesaba çekecektir.

27- İman söz ve ameldir, artar ve eksilir. Bu konuda sahih rivayetlere inanırız.

28- Selefi sevmeyi din edinmişizdir. (Boynumuza borç biliriz) Allah onları Nebi’sinin arkadaşlığına seçmiştir. Allah’ın onları övdüğü gibi bizde onları överiz. Hepsini severiz.

29- Rasulullah’tan sonra fazıl imam Ebûbekir’dir. Allah onunla dini aziz kılmış, mürtedleri mağlup etmiştir…Sonra Ömer, sonra Osman ve Ali…Aşere-i mübeşşere’nin cennetlik olduğuna şahitlik ederiz…

30- Nakil/Hadis ehlinin tesbit ettiği tüm rivayetleri tasdik ederiz. Allah’ın dünya semasına her gece nüzul etmesini (inmesini), var mı isteyen, var mı istiğfar eden? Ve Dalalet ehlinin hilafına diğer nakledilenlere inanırız.

31- İhtilaf ettiğimiz şeylerde Allah’ın kitabına ve Peygamberimizin sünnetine, icma-i müslimîne itimad ederiz. Allah’ın dininde O’nun izin vermediği bidatlere uymayız. (İçtihat yapmaz, rivayetlerle amel ederiz) bilmediğimiz şeyleri Allah hakkında söylemeyiz.

32- Allah kıyamet günü gelir. Kullarına dilediği gibi yaklaşır.

33- Her bir iyi veya facir imamın arkasında cuma namazı, bayram namazı ve diğer namazları kılmak bizim dinimizdendir. Abdullah b. Ömer’in Haccac-ı Zalim’in arkasında namaz kıldığı rivayet edilmiştir.

34- Topuklar üzerine meshetmek –bunu inkar edenlerin hilafına- hazarda ve seferde sünnettir.

35- Müslümanların idarecilerine /imamlarına dua etmeyi münasip görürüz. Onların imametlerini ikrar ederiz. Eğer onların istikametti terk ettiklerini görürsek onlara karşı gelmeyi/isyan etmeyi sapıklık olarak görürüz. Onlara kılıç çekmeyiz ve fitne zamanında savaşmayı terk ederiz.

36- Deccal’in çıkacağını kabul ederiz.

37- Kabir azabına, Münker ve Nekir’in kabirlerde medfun olan kimseleri hesaba çekeceğine inanırız.

38- Miraç hadisini tasdik ederiz.

39- Uykuda görülen rüyaların çoğunu onaylarız. (doğru olarak kabul ederiz) Bu sebeple tefsir/açıklama olarak ikrar ederiz.

40- Sadaka ve duanın Müslümanların mevtalarına fayda vereceğine inanırız.

41- Dünyada sihir ve sihirbazların olduğunu tasdik ederiz. Sihir dünya da etki etmektedir, mevcuttur.

42- Ehl-i kıbleden facir olsun, iyi kimse olsun her birinin cenaze namazını kılarız.

43- Cennet ve cehennemin şu an mevcut olduğunu ikrar ederiz.

44- Kim ölürse veya öldürülürse eceliyle ölmüş veya öldürülmüştür.

45- Rızıklar Allah tarafındandır. Allah kullarını –haram olsun helal olsun- onlarla rızıklandırır.

46- Şeytan insana vesvese verir, şüpheye düşürür ve Mutezile ve Cehmiyye’nin hilafına insanı çarpar.

47- Salih kimselerin (evliyaların) Allah tarafından AYETLERLE (mucizelerle) ayrıcalıklı kılması ve onları galip getirmesini caiz görürüz.

48- Müşriklerin çocukları hakkında hükmümüz şudur; Allah ahirette onları cehennem/ ateşte yakacak, sonra onları cehenneme fırlatacaktır. Rivayet olunduğu üzere…

49- Allah kullarının ne yapmakta olduklarını, ne yapacaklarını, olanı ve olacakları ve olmayacakları, şayet olacaklarsa nasıl olacaklarını da bilir.

50- Biz imamlara taati, Müslümanlara nasihati kabul ederiz.

51- Her bir bidate çağırandan uzaklaşmayı ve Ehl-i ehvâ (Sevgi-muhabbet ehli) ile beraber yürümeyi doğru buluyoruz.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yazarak, düşüncelerinizi benimle paylaşabilirsiniz.