1-Metafizik Zemin
“Tanrı”yı ve
“Şeytanı(Tağut)” Hz. Nuh ve Hz. Muhammed çizgisinde vahiy ve peygamberler
geleneğinin tanıttığı “Esmau’l-Hüsna” ve “İstiğna-İstikbar” olarak tanıyorsak;
bu savaşın safları da gayet açıktır. Platon(Eidios/İdea) ve Aristo(İlk Neden)
dan beri –Tanrı dahil- varlığı “Metafizik” veya “Onto-Teoloji” olarak;
Descartes ve Nietzsche’de itibaren de “Özne” ve “Güç İstenci” olarak tasarlayan
“Batı”, Felsefe-Bilim ve Teknoloji ile nesnelerin/kendiliklerin/şeylerin –insan
dahil- hiçlikten çıkagelmelerini, var-oluşu/kâinatı Tanrı’nın “yaratması” veya
lütfu, ihsanı, ikramı, rahmeti, emri/işi, ayet, nimet, rızık.. olarakdeğil;
mutlak mülkiyet olarak, “Huzura getirme(Huzur Metafiziği)”
olarak(J.Derrida),“Ğayb(Öteki)dan dehşete düşme”(E.Levinas) olarak, var-olanları
“Ge-stell=Çerçevelenmiş”(M.Heidegger) ve el-altına alınmış kaynak, rezerv,
stok, teçhizat, tertibat… olarak görmüştür. Ekonomi(Kapitalizm), para ve silah
teknolojisi başta olmak üzere “Yapay Zekâ” ve “Trans-Hümanizm”, bu Metafiziğin
“Ruhsuz” ve “Tanrısız” meyveleridir. Heidegger’in dediği gibiYeniçağ
Felsefesi(Aydınlanma-Endüstri/Teknoloji) ile öne çıkan “Avrupa, küresel olanın
ön biçimidir. Avrupa’ nın yeni düzeni, “Küresel”liğe dair olan, sondur ve
tamamlanmadır…Yahudiliğin zaman zaman kudretinin artmasının nedeni, öncelikli
olarak Yeniçağdaki gelişimiyle Batı metafiziğinin aslında boş bir akılcılık ve
“hesaplama” yeteneğinin(hem ticaret hem bilim-İG) gelişmesini sağlayan bir
eklem yeri sunmasında yatar.”(Heidegger ile Bir-Arada.Edit: K.Çüçen, Ç. Yıldızdöken.İst.2025.
s 72-73). Nükleer silah teknolojisi kullanan ABD ve Nükleer deposu haline gelen
İsrail, “Avrupa”nın küresel uzantıları ve Dünya’nın hegemonlarıdır. Giderek
Dünya’nın/Doğu’nun kadim kültürlerini de(Rusya-Çin-Hindistan…) kendilerine
benzettiler.
Savaşın Politik Ekonomi
veçhesine gelince: 1- ABD, İsrail ve Batı, İslam dünyasının Nükleer silaha
sahip olmasını istememektedir. 2- ABD, İran’a saldırarak Çin’i bloke etmek
istemektedir. Yani Zengezor koridoruna karşı Çin’in oluşturmak istediği
alternatif lojistik-ticaret güzergâhı bloke etmek istemektedir.
2- Saflar
Araplar(Suudi Arabistan
ve Körfez Krallıkları), Petrolü ve Doları keşfettikten sonra Allah’ı ve
Ahireti(İslam’ı) satarak Amerika ile ortak oldular. Filistinlilerin yüz yıla
yaklaşan kan kusmalarının ve katliama tabi tutulmalarının gerçek nedeni budur.
Gazze katliamı ve İran’a yapılan son saldırılar, bu rezil işbirliğini göz önüne
sermiştir. Nükleer silah kullanma suçu işlemiş olan ABD ve aynı tıynette olan
İsrail, İran’ın aynı silaha sahip olmasından korkmaktadırlar. “Ele verir
talkını; kendi yutar salkımı.”
Bugünkü İran, kadim
“İmparatorluk” medeniyetinin, karakter haline gelmiş “Acem Oyunu”nun ve haklı
olduğu halde öldürülmüş Hz. Ali ve oğlu Hüseyin(Kerbelâ)’in davasını
“Din-Teoloji-Mitoloji” haline dönüştürmüş bir halktır. Ölüm(Şehadet), onlara
vız-gelir, tırıst-gider(“Her yer Kerbelâ; her gün Aşure”). Mezheplerini “din”
olarak görüp, Sünnileri tarih boyu “öteki” olarak algılayıp yayılma emelleri
güden “Şii”ler, şimdi gerçek düşmanları ile sınamaktadırlar. Allah,
yardımcıları olsun. Çünkü, şu anda onlara yardım edebilecek güçte ve cesarette
Müslüman kimse yok. Riyad’da toplanan Sünnilerin, ABD ve İsrail’i kınayan bir
cümle sarf edemeyip; sadece İran’ı eleştirmeleri, ibretamizdir.
Ölümü, “Bin yıldan daha
fazla yaşamak isteyen”(2/96) Yahudiler düşünsün. Bombardımanlardan sonra İran
halkı sokaklara dökülürken; İsrailliler, sığınaklara doluşuyorlar. Tanrı’nın
yarattığı “Gök-Kubbe” nin altına ördükleri “Demir-Kubbe”, ölümden tırstıklarının
kanıtıdır: “Sizlerle tek bir vücut halinde savaşamazlar; ancak
mustahkemkentlerde ya da surlar arkasında savaşırlar; kendi aralarındaki
çekişmeleri şiddetlidir; sen onları birlik sanırsın; oysa, kalpleri,
birbirlerine karşı soğuktur. Çünkü onlar, akıllarını kullanmayan bir
toplumdur.”(59/14). “Allahtan başkasını dost edinenlerin durumu, gökten aşağı
düşen, kuşların didikleyip kapıştığı, rüzgârın ıssız bir yere savurduğu kimseye
benzer.”(22/31).
İspanya, ABD ve İsrail’e
meydan okuyarak ve Hz. İsa’nın –çarpıtılmış da olsa(Katoliklik)-vicdan,
merhamet, barış davasına sadık kalarak “Avrupa” nın Promethausçu, “Sarışın
Canavar”(Nietzsche) “Geist(Ruh/Hortlak)”ine isyan etmiştir. Avrupa ise, her
zamanki gibi ikiyüzlüce sendelemektedir.
Ortadoxluk
ruhuna(Dostoyewski-Tolstoy-Puşkin…) ihanet edip Önce komünist/materyalist,
sonra kapitalist olan Rusya; aynı şekilde, önce Budist ruhuna ihanet edip
komünist/materyalist; sonra kapitalist olan Çin de, “İş”lerine geldiği için
İran’ı desteklemektedirler. Olsun. “Dinsizin hakkından imansız gelir.”
3- Sonuç
Osmanlı(İslam) bakiyesi
olan “Türkiye”, öteden beri sürdürdüğü arabuluculuk/barış faaliyetlerine devam
etmelidir. Savaşa sürüklenme tuzaklarına kapılmamalıdır. Bu savaşta saflar
bellidir. Bu savaşın dini veçhesi, ta başından beri Tanrı(Yahwe) ya karşı savaş
açmış; ona asla teslim olmamış; yeryüzünün ilk “Dünyevi” ve “Irkçı” halkı ve
onun ile işbirliğine girerek Tanrı’yı kıyamete zorlamaya çalışan “Avrupa” nın
taşrası ve domuz çiftliği olan ABD’li Evangeliklerin(cehalet ile birleşmiş
samimiyet), yeryüzüne Tanrılık taslamaya çalışan Tağutların(Şeytanların),
müslüman Filistinliler ve Şiilere karşı savaşıdır. ABD’nin, bütün dünyada
“Savunma” olan Bakanlığın adını, “Savaş Bakanlığı” olarak değiştirmesi,
Şeytanlığın/Tağutluğun tezahürü ve tecellisidir.
Vicdanlı Avrupalıları ve
Amerikalıları tenzih ederim. İslam “Dünyası”(!?)nın durumu ise, ortada.
Yeryüzünde hak/hukuk/hakkaniyet(adalet), ancak Hakkın/Rahmanın(Allah)
“Emr”iolarak O’na inananların marifeti olarak tecelli/tezahür edebilir.
Tağutun/Şeytanın peşinde gidenler, ancak zulüm, fitne-fesat, sömürü, savaş,
silah ve yıkım yaratırlar: “Öyle kimseler vardır ki, bu dünya hakkında
söyledikleri senin hoşuna gider. Tanrı’yı da kendilerine şahit tutmak isterler;
oysa, onlar, düşmanların en amansızlarıdır. Hakimiyeti ele geçirince,
yeryüzünde fesat çıkarmaya, eko-sistemi(hars) ve insanları helâk ederler.
Allah, fesat çıkaranları sevmez.”(2/204-205): Gazze Katliamı, Epstein Adasında
öldürülen kız çocukları ve Tahran’da bombalarla öldürülen kız çocukları hatırlansın:
“Sadakallahu'l-azim”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum yazarak, düşüncelerinizi benimle paylaşabilirsiniz.