1. GİRİŞ
Türkiye 2024 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde
(YAE) 34 puanla 107. sırada; 2013’teki 50 puanlık zirveden beri gerileme
kalıcılaşmıştır. Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde (WJP – World Justice Project)
117/142, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde (RSF – Reporters Without Borders)
158/180 sıradayız. Üç gösterge aynı yere işaret ediyor: fren–denge
mekanizmaları aşınmış, hesap verebilirlik kanalları daralmıştır.
Bu süreç 2025’de gerçekleşen olaylarla
daha net görülebilir: Cumhuriyet Halk Partisi’ne bağlı (CHP) belediyelere
odaklanan geniş kapsamlı yolsuzluk/ihaleye fesat soruşturmaları ülke geneline
yayılmış; İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu 19 Mart’ta
gözaltına alınmış, 23 Mart’ta tutuklanmıştır. İzleyen günlerde protestolar
büyümüş ve yaklaşık 1.900 kişi gözaltına alınmıştır. Hükümet “yargı işliyor”
derken muhalefet ve hak örgütleri “siyasi saik” eleştirisini dile
getirmektedir. (Yargı süreçleri halen sürmektedir.) 4 5 6
Aynı dönemde diploma–ehliyet dosyaları,
devletin dijital altyapısına duyulan güveni sarsmıştır: sahte elektronik
imzalar (e‑imza) ile kamusal kayıtlara yetkisiz erişim; sahte diplomalar ve
sürücü belgeleri. Resmî verilere göre 57 sahte diploma, 108 sahte ehliyet ve 4
sahte lise diploması tespit edilmiş; 197 şüpheli yakalanmıştır (37 tutuklu, 150
adlî kontrol). 7
Sorunun mekaniği kamu alımlarında daha
görünür hale gelmiştir: 2024’te ihalelerin adette %31,26’sı, tutarda %43,79’u
pazarlık usulüyle yapılmıştır. Alt kırılımda adet payının %55,51’i 4734/21-f
(ivedilik), tutar payının %94,59’u 4734/21-b (doğal afet/dışsal aciliyet)
üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu tablo, istisna rejimi üzerinden rekabet
kanallarını baypas eden bir ihale mimarisine ve “siyasal maliyet üretmeyen ama
ekonomik maliyet büyüten” usul tercihlerine işaret eder. 8
Yoksulluk algısında 2013’ten 2024’e uzanan
düşüş, belediye soruşturmaları ve sahte belge vakalarıyla birleşince tablo daha
da netleşiyor: Fren–denge mekanizması aşınıyor, “usul ekonomisi” yerleşiyor. Bu
durumda çıkış; hukuk, şeffaflık ve fırsat eşitliğini aynı pakette uygulamaktan
geçiyor.
Bu çalışma, 2013-2024 döneminde Yolsuzluk
Algı Endeksindeki (YAE) bozulmayı ve 2025’te görünür hâle gelen belediye,
diploma/ehliyet ve ihale dosyalarını birlikte okuyarak, kanıta
dayalı–ölçülebilir–sıralı bir reform programı önermektedir.
2. YOLSUZLUK ALGISININ SEYRİ
Türkiye’nin YAE çizgisi 2013’teki 50
puanlık zirveden 2024’te 34 puana gerileyerek uzun soluklu bir düşüş trendine
oturmuştur.
Sıralama dinamikleri. 2023’te 115. sıradan
2024’te 107. sıraya görülen kısmi iyileşme, nispi bir sonuçtur; çoğu kez diğer
ülkelerin kötüleşmesi nedeniyle “göreli yükseliş” yaşanır. Bu nedenle sıralama
kadar, puanın kendisi ve orta–uzun vadeli eğilim belirleyicidir.
Not: YAE 0–100
aralığındadır; puan yükseldikçe yolsuzluk algısı azalır. Kaynak: Transparency
International.
Bölgesel kıyaslama yapılacak olursa Doğu
Avrupa & Orta Asya ortalaması (≈35) seviyesinde kalmak, Türkiye’nin
bölgesel bağlamda da sınır çizgisinde seyrettiği görülür. Avrupa Birliği (AB)
ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamalarıyla kıyaslandığında
performans açığı barizdir.
3. SON DÖNEMDE GÖZLENEN YENİ
EĞİLİMLER
2025’te, özellikle CHP’li belediyeleri
odağına alan yolsuzluk/ihaleye fesat soruşturmaları ülke geneline yayılmış;
gözaltılar, tutuklamalar ve protestolarla geniş bir sosyal ve siyasi yankı
yaratmıştır.
Klonlanmış e‑imza, sahte diploma ve sahte
sürücü belgesi iddiaları; kamusal bilişim altyapısına ve belge güvenliğine dair
sistemik kırılganlıkları açıkça göstermektedir. Soruşturmalar ilerledikçe,
elektronik sertifika yönetimi, kamu–özel arayüzleri ve kimlik doğrulama
protokolleri odağa alınmalıdır.
Klasik ihale–imar kanallarının yanında,
lisans/ruhsat, belge/doğrulama, veri manipülasyonu ve dijital kimlik eksenli
yeni yolsuzluk biçimleri ortaya çıkmaktadır.
Son dönemde yolsuzlukların sayısı artmış
ve daha fazla alana yayılmış olsa da ülke yolsuzluklara hiç yabancı değildir.
Tarih sırasına göre hatırlanırsa akla gelen önemli yolsuzluklar şunlardır:
1996 – Susurluk Skandalı: Bir trafik
kazasıyla devlet–mafya–siyaset üçgeni açığa çıktı. Sonrasında yolsuzluk
kavramı, “derin devlet” ilişkileriyle birlikte tartışılmaya başladı. Toplumda
“temizlik” talebi güçlendi, ancak reformlar sınırlı kaldı.
2001–2003 – Bankacılık Krizi ve İmar
Bankası Olayı: 2001 krizinde birçok banka batarken, İmar Bankası’nda toplanan
mevduatlar yok oldu. Denetim zafiyetleri gündeme geldi, BDDK’nın yetkileri
artırıldı. Kamuya milyarlarca dolarlık yük bindi.
2008–2011 – Deniz Feneri Davası: Almanya
merkezli yardım derneğinin topladığı bağışların amaç dışı kullanıldığı iddia
edildi. Yardım kuruluşlarına güven sarsıldı. Davanın siyasi boyutu çok
tartışıldı.
2010 – KPSS Sorularının Çalınması: Kamu
Personeli Seçme Sınavı sorularının belli gruplara servis edildiği ortaya çıktı.
Liyakat sistemi yara aldı, sınav güvenliği tartışmaları başladı.
2013 (17–25 Aralık) – Büyük Rüşvet ve
Yolsuzluk Operasyonları: Bakan çocukları, iş insanları, bürokratlar ve Halkbank
üzerinden Reza Zarrab bağlantılı altın ticareti iddiaları söz konusuydu.
Soruşturmalar siyasi krize dönüştü, davalar düşürüldü. “Yolsuzluk” siyasetin
merkezine oturdu.
2014–2019 – Belediyelerde İhale ve İmar
Yolsuzlukları: Büyükşehir ve ilçe belediyelerinde ihaleye fesat, usulsüz imar
değişiklikleri, arsa rantı iddiaları vardı. Sayıştay raporlarıyla belgelenen
usulsüzlükler kamuoyunda güven erozyonu yarattı.
2020–2021 – Pandemi Alımları ve Şeffaflık
Tartışmaları: Maske, test kiti ve sağlık ekipmanı ihalelerinde şeffaflık
eksikliği ve yüksek fiyat iddiaları söz konusu oldu. “Acil durum” ihalelerinde
denetim boşlukları gündeme geldi.
2022–2025 – Diploma, Ehliyet ve Ruhsat
Skandalları: Sahte diploma ve usulsüz ehliyetlerle kamu görevine giren kişiler
tespit edildi. Devlet kadrolarına girişte digital güvenlik ve belge doğrulama
sistemleri tartışmaya açıldı.
4. HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE ADALET
BOYUTU
Dünya Adalet Projesi (WJP) endeksine göre
Türkiye; hükümetin yetkilerinin sınırlandırılması, temel hakların korunması,
sivil adaletin erişilebilirliği ve düzenleyici uygulamaların öngörülebilirliği
gibi temel bileşenlerde alt sıralarda yer alıyor. Bu durum, sadece demokrasi
kalitesini değil, yolsuzlukla mücadelede en kritik unsur olan “yakalanma ve
cezalandırılma ihtimalini” de zayıflatmıştıtr. 2
Bir başka deyişle, hukukun üstünlüğündeki
zafiyet, yolsuzluk yapanlar için “yakalanma riski düşük, cezasız kalma ihtimali
yüksek” algısını güçlendiriyor. Bu algı, yalnızca kamu görevlilerini değil,
özel sektördeki karar alıcıları da etkiliyor.
Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin uzun
sürmesi, idari yargıda yürütmenin durdurulması için konulan yüksek eşikler ve
davaların sonuçlanmasının yıllara yayılması hem yerli hem yabancı yatırımcılar
için “belirsizlik primi” yaratıyor. Bu belirsizlik, özellikle büyük ölçekli
kamu alımlarında maliyetleri artırıyor ve proje planlamalarını sekteye
uğratıyor.
Bunun yanında, soruşturma izni
mekanizmaları (örneğin bazı kamu görevlileri hakkında işlem başlatmak için
idari onay zorunluluğu), Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) yapısı, çıkar
çatışması durumlarının ele alınma biçimi ve görevden el çektirme prosedürlerindeki
eksikler; adalet sisteminin yolsuzluğa karşı caydırıcılığını daha da
daraltıyor.
Kısacası, hukukun üstünlüğü zayıf
olduğunda yolsuzlukla mücadele yalnızca kâğıt üzerinde kalır. Etkili bir
caydırıcılık için hem bağımsız ve hızlı işleyen bir yargı hem de şeffaf,
erişilebilir ve hesap verebilir adalet mekanizmaları gereklidir.
5. BASIN VE YARGI BAĞLAMI: ALGI –
ENDEKS İLİŞKİSİ
Kaynak koruması, bilgi edinme ve kamu
yararı savunması zayıf kaldığında; SLAPP (Strategic Lawsuit Against Public
Participation – Kamu Katılımına Karşı Stratejik Dava) tipi davalar araştırmacı
gazeteciliği soğutucu bir etki yaparak baskılar. 3
Reklam–kamu ilan dağılımı ve Radyo ve
Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) lisans kararları, medya pazarında teşvik–ceza
dengesini bozduğunda yolsuzluk iddialarının kamusal görünürlüğü azalır.
Tutuklama tedbirinin ölçülülüğü, delil
standardı ve adlî kontrol rejimi; hak ihlali riskini ve siyasi algı maliyetini
belirler. Bu konuda bir iyileşme YAE/WJP skorlarına yansır.
6. NEDENLER: KURUMSAL VE HUKUKİ
ZAFİYETLER
Kamu ihalelerinde 4734 sayılı Kanun’un
21-b ve 21-f maddelerindeki istisna hükümlerinin olağan hale gelmesi, pazarlık
usulünün giderek yaygınlaşması ve ön ilan–katılım–itiraz mekanizmalarının
daraltılması, rekabet ortamını ciddi biçimde aşındırmakta ve kamu kaynaklarının
verimli kullanımını tehlikeye atmaktadır.
Siyasi finansman ve mal beyanı alanında
ise gerçek zamanlı raporlama sisteminin bulunmaması, bağışçı kimliklerinin
gizli tutulması, bağış üst limitlerinin denetim dışı kalması ve çıkar çatışması
düzenlemelerindeki boşluklar, hem şeffaflığı hem de hesap verebilirliği
zayıflatmaktadır.
İhbarcıların korunmasında, anonim ihbar
kanallarının yetersizliği, hukuki ve finansal güvence mekanizmalarının
eksikliği ve misillemeye karşı caydırıcı yaptırımların uygulanmaması,
yolsuzlukla mücadelede en kritik bilgi akışını engellemektedir.
Üst düzey kamu–özel sektör geçişlerinde
(“döner kapı” olgusu), soğuma sürelerinin yetersizliği, menfaat beyanlarının
yüzeysel kalması ve uygunluk denetimlerinin etkisizliği, çıkar çatışması
riskini artırarak kamu yararını zedelemektedir.
Dijital bütünlük alanında e-imza, kimlik
doğrulama, log yönetimi ve erişim kontrolü gibi temel güvenlik unsurlarındaki
açıklar, veri güvenliğini ve kamu sistemlerine duyulan güveni tehdit
etmektedir.
Yerel yönetimlerde ise imar, ruhsat ve
ihale süreçlerinde belediyelere tanınan geniş takdir yetkisi ile denetim
kapasitesinin sınırlılığı, yolsuzluk riskini kurumsallaştırmakta ve vatandaş
nezdinde güven erozyonuna yol açmaktadır.
7. EKONOMİK VE KALKINMA ETKİLERİ
Yolsuzluk, firmalar için belirsiz
vergidir: sermaye maliyetini artırır, kredi temerrüt takası (CDS – Credit
Default Swap) göstergesi ve risk primi kanalıyla kamusal borçlanmayı
pahalılaştırır, döviz kurunda beklenti kanalıyla kırılganlık üretir.
İhale–teşvik–ruhsat süreçlerinde ranta
dayalı tahsis, ölçek/yenilik yerine yakınlık/ilişkiyi ödüllendirir; toplam
faktör verimliliği [TFV (TFP – Total Factor Productivity)] ve ihracat
çeşitlenmesini düşürerek ekonominin uzun vadeli rekabet gücünü zayıflatır.
Uzun dava süreleri, öngörülemez idari
kararlar ve bilgi asimetrisi doğrudan yatırımı beklemeye alır; bilgi–teknoloji
transferi geciktirir.
Kamu–özel işbirliği [PPP (Public-Private
Partnership)] ve mega projelerde maliyet aşımı–işletme riski artar; sözleşme
şeffaflığı ve performans ölçümü zayıflayınca hizmet kalitesi düşer.
Liyakat aşınması ve gelir dağılımındaki
bozulma ise beyin göçünü hızlandırır ve gölge ekonominin büyümesine zemin
hazırlar.
8. GELİR EŞİTSİZLİĞİ VE SOSYAL
ADALET
Yolsuzluk, aslında toplumun her kesiminden
alınan “görünmez bir vergi” gibidir ve regresif etki gösterir; yani düşük
gelirli kesimler, gelirlerine oranla çok daha yüksek bir maliyet üstlenir. Bu
durum, sosyal yardımların hedef kitleye ulaşmasında hata payını artırır.
Eğitimden işe geçiş süreçleri liyakat
yerine referans ve ilişki ağlarıyla şekillenirse fırsat eşitliği bozulur,
özellikle orta sınıfın gelecek umudu zayıflar.
Bu tabloyu doğru izleyebilmek için World
Inequality Database (WID) gelir/pay verileri ile Türkiye İstatistik Kurumu’nun
(TÜİK) Gini katsayısı birlikte değerlendirilmelidir. Ayrıca veriler, bölge ve
yaş gruplarına göre ayrıştırılarak “kim, nerede, ne kadar” sorularına net
yanıtlar üretecek şekilde analiz edilmelidir.9
9. POLİTİKA YOL HARİTASI: SIÇRAMA
İÇİN SIRALI VE ÖLÇÜLEBİLİR PROGRAM
İlk 6 Ay – Güven Oluşturma Adımları
Kamu ihalelerinde istisnaların
daraltılması; ön ilan ve itiraz mekanizmalarının zorunlu hale getirilmesi.
Tüm sözleşmelerin, faydalanıcı gerçek kişi
(UBO) bilgisiyle birlikte makine-okunur formatta yayımlanması.
Lobicilik faaliyetlerinin kayıt altına
alınması ve menfaat beyanı zorunluluğu.
İhbarcıların hukuki ve maddi güvence
altına alınması.
12. Ay – Kurumsal Altyapının
Yerleşmesi
Önleyici odaklı, veri analitiği birimine
sahip Bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Kurumunun kurulması.
Siyasi finansmanda gerçek zamanlı
raporlama sisteminin devreye alınması.
Yargı yönetiminde terfi ve atamalarda
performans ile etik standartların ölçüt olarak kullanılması
24. Ay – Yapısal ve Kalıcı Dönüşüm
Yerel yönetimlerde “bütünlük paktları” ve
açık sözleşme standartlarının uygulanması
Elektronik ihalelerde zorunlu anomali
tespit modülü kullanımı.
Sosyal yardım programlarında hedefleme
doğruluğunun artırılması.
10. İZLEME VE DEĞERLENDİRME: SONUCU
ÖLÇEN, SÜRECİ YÖNETEN “PANO”
İlke: “Ölçemediğini yönetemezsin.”
Yolsuzlukla mücadelede hem sonuçları hem
de yolda atılan adımları düzenli ölçmek şarttır. Bunun için herkesin
görebileceği, verilerin açıkça paylaşıldığı bir izleme paneli kurulmalıdır.
Ülkenin en ciddi sorunlarından birisi başlattığı projeleri izlememesidir.
Panelde yer alacak bazı
göstergeler:
Pazarlık usulü ihalelerin payı: Kaç ihale
istisna kapsamında yapılıyor, toplam tutardaki payı ne?
Sözleşmelerde faydalanıcı gerçek kişi
oranı: Açık sözleşmelerin ne kadarı nihai yararlanıcı bilgisi içeriyor?
Ön ilan ile teklif teslimi arasındaki
süre: İhale duyurusundan teklif gününe kadar geçen ortalama gün sayısı.
İtiraz sonuçlanma süresi: İhale veya dava
itirazlarının ortalama kaç günde karara bağlandığı.
Yolsuzluk davalarının süresi: Soruşturma
ve kovuşturma aşamalarının ortalama uzunluğu.
Tutuklama yerine adlî kontrol oranı:
Yolsuzluk davalarında ne sıklıkla tutuklama yerine adlî kontrol uygulanıyor?
Bilgi edinme yanıt süresi: Kamu
kurumlarının vatandaş sorularına kaç günde yanıt verdiği.
Yıldırma davalarının (SLAPP) reddi: Basın
ve ifade özgürlüğünü bastırmak için açılan davalarda ret oranı.
E-imza güvenliği: Yetkisiz erişim vakaları
ve dijital sistemlerin şeffaflık puanı.
Yolsuzluk ihbar sayısı: Anonim ihbar
hattına gelen ve doğrulanan bildirim sayısı.
Daha iyi anlaşılması için bu Pano, sürecin
tanımı, hangi kurum tarafından yürütüleceği ve hangi sıklıkta yapılacağı
aşağıdaki tabloda verilmiştir.
Bu pano herkesin erişimine açık olmalı,
veriler indirilip kullanılabilir formatta yayınlanmalı. Önce 3 bakanlık ve 3
büyükşehir belediyesi ile pilot uygulama başlatılmalı, 12 ay içinde ülke
geneline yayılmalıdır.
11. SONUÇ: GÖRÜNMEZ VERGİDEN
GÖRÜNÜR HUKUKA
Yolsuzluk, sessizce cüzdanımızdan para
çalan görünmez bir vergi; adaletsizlik ise hepimizin gözü önünde kesilen
görünür bir faturadır. Bu iki yük, sadece ekonomiyi değil, toplumsal dokuyu da
kemirir. Yolsuzluk, yatırımı caydırır, girişimciliği törpüler; adaletsizlik ise
liyakati yok eder, toplumun geleceğe olan güvenini kırar.
Türkiye gibi genç nüfus potansiyeli
yüksek, stratejik bir ülkede bu iki yükün taşınması, büyüme potansiyelinin boşa
harcanması anlamına gelir. Reform yapmak siyaset için risklidir, evet; ancak
yapmamanın bedeli çok daha ağırdır: kalıcı yüksek risk primi, pahalı borçlanma,
düşük yatırım, yetenekli gençlerin göçü ve toplumsal huzurun erozyonu.
Çözüm, üç temel ilkeye yaslanır: Hukukun
üstünlüğü, açık devlet, fırsat eşitliği. Bu ilkeler, takvimli ve ölçülebilir
bir reform programıyla hayata geçirilmelidir. Kamu ihalelerinde istisnalar
daraltılmalı, tüm veriler makine-okunur formatta kamuya açık olmalı, siyasi
finansman gerçek zamanlı izlenmeli, ihbarcılar hukuki ve maddi olarak
korunmalıdır.
Bu adımlar atıldığında sonuç yalnızca
yolsuzluğun azalması olmaz; ekonomide risk priminin düşmesi, yatırım iştahının
artması, gelir dağılımında adaletin güçlenmesi ve en önemlisi toplumun yeniden
birbirine güvenmesi sağlanır.
Türkiye’nin hikâyesi “eski hastalıklarla”
tanımlanmak zorunda değil. Hukuku doğru dozda, şeffaflığı tavizsiz biçimde,
hedefleri ise somut ve ölçülebilir şekilde uygularsak, yolsuzluğu tarihe
gömebiliriz. Böylece sadece ekonomik kalkınma değil, toplumsal barış ve ortak
gelecek de yeniden inşa edilir. Bu hem bugünün kuşağına hem de gelecek
nesillere bırakılacak en değerli mirastır.
Dipnotlar
¹ Transparency International. (2025).
Corruption Perceptions Index 2024. https://www.transparency.org/en/cpi/2024 ve
Türkiye sayfası: https://www.transparency.org/en/countries/t%C3%BCrkiye
² World Justice Project. (2024). Rule of
Law Index 2024 – Türkiye (117/142). Ülke notu (PDF):
https://worldjusticeproject.org/sites/default/files/documents/Turkiye.pdf
³ Reporters Without Borders (RSF). (2024).
World Press Freedom Index – Türkiye: 158/180.
https://rsf.org/en/country-t%C3%BCrkiye
⁴ Reuters. (2025, March 19). Imamoglu, the
detained Istanbul mayor seen as Erdogan's key rival...
https://www.reuters.com/world/middle-east/imamoglu-detained-istanbul-mayor-seen-erdogans-key-rival-2025-03-19/
⁵ Reuters. (2025, March 24). Turkey jails
Istanbul mayor before trial, stoking opposition...
https://www.reuters.com/world/middle-east/turkish-prosecutors-demand-istanbul-mayor-imamoglu-be-jailed-pending-trial-2025-03-23/
⁶ Reuters. (2025, March 27). Turkey
detains nearly 1900 people in protests...
https://www.reuters.com/world/middle-east/turkey-detains-nearly-1900-people-protests-over-jailed-mayor-rejects-2025-03-27/
⁷ T.C. İçişleri Bakanlığı. (2025). Sahte
Diploma ve Ehliyetler İle İlgili Operasyonlara İlişkin Basın Açıklaması.
https://www.icisleri.gov.tr/sahte-diploma-ve-ehliyetler-ile-ilgili-yapilan-operasyonlara-iliskin-basin-aciklamasi
⁸ Kamu İhale Kurumu. (2025, 1 Şubat). 2024
Yıl Sonu Kamu Alımları İzleme Raporu.
https://dosyalar.kik.gov.tr/genel/Raporlar/2024_yil_sonu_kamu_alimlari_izleme_raporu.pdf
⁹ World Inequality Database. (2025).
Turkey – Income shares (2023). https://wid.world/country/turkey/
Kısaltmalar ve Terimler
YAE / TI–CPI: Yolsuzluk Algı Endeksi /
Transparency International – Corruption Perceptions Index
WJP: World Justice Project – Hukukun
Üstünlüğü Endeksi
RSF: Reporters Without Borders (Sınır
Tanımayan Gazeteciler) – Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi
TÜFE / CPI: Tüketici Fiyat Endeksi /
Consumer Price Index
KİK: Kamu İhale Kurumu
HSK: Hâkimler ve Savcılar Kurulu
WID: World Inequality Database (Dünya
Eşitsizlik Veri Tabanı)
FDI: Foreign Direct Investment (Doğrudan
Yabancı Yatırım)
PPP: Public-Private Partnership (Kamu–Özel
İşbirliği)
TFV (TFP): Toplam Faktör Verimliliği
(Total Factor Productivity)
SLAPP: Strategic Lawsuit Against Public
Participation (Kamu Katılımına Karşı Stratejik Dava)
RTÜK: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
UBO: Ultimate Beneficial Owner
(Faydalanıcı Gerçek Kişi)
CDS: Credit Default Swap (Kredi Temerrüt
Takası)
İBB: İstanbul Büyükşehir Belediyesi
CHP: Cumhuriyet Halk Partisi
e‑imza: Elektronik imza
Kaynakça (APA kısa stil)
Kamu İhale Kurumu. (2025, Şubat 1). 2024
yıl sonu kamu alımları izleme raporu.
https://dosyalar.kik.gov.tr/genel/Raporlar/2024_yil_sonu_kamu_alimlari_izleme_raporu.pdf
Reporters Without Borders. (2024). Türkiye
– World Press Freedom Index 2024. https://rsf.org/en/country-t%C3%BCrkiye
Transparency International. (2025).
Corruption Perceptions Index 2024. https://www.transparency.org/en/cpi/2024
Transparency International. (2025).
Türkiye – CPI country page.
https://www.transparency.org/en/countries/t%C3%BCrkiye
World Inequality Database. (2025). Turkey
– Income shares (2023). https://wid.world/country/turkey/
World Justice Project. (2024). Rule of Law
Index 2024 – Country profile: Türkiye.
https://worldjusticeproject.org/rule-of-law-index/country/2024/T%C3%BCrkiye/
World Justice Project. (2024). Türkiye –
Country brief (PDF).
https://worldjusticeproject.org/sites/default/files/documents/Turkiye.pdf
Reuters. (2025, March 19). Imamoglu, the
detained Istanbul mayor seen as Erdogan's key rival...
https://www.reuters.com/world/middle-east/imamoglu-detained-istanbul-mayor-seen-erdogans-key-rival-2025-03-19/
Reuters. (2025, March 24). Turkey jails
Istanbul mayor before trial, stoking opposition...
https://www.reuters.com/world/middle-east/turkish-prosecutors-demand-istanbul-mayor-imamoglu-be-jailed-pending-trial-2025-03-23/
Reuters. (2025, March 27). Turkey detains
nearly 1900 people in protests...
https://www.reuters.com/world/middle-east/turkey-detains-nearly-1900-people-protests-over-jailed-mayor-rejects-2025-03-27/
T.C. İçişleri Bakanlığı. (2025). Sahte
diploma ve ehliyetler ile ilgili yapılan operasyonlara ilişkin basın
açıklaması.
https://www.icisleri.gov.tr/sahte-diploma-ve-ehliyetler-ile-ilgili-yapilan-operasyonlara-iliskin-basin-aciklamasi
1996 – Susurluk Skandalı: Bir trafik
kazasıyla devlet–mafya–siyaset üçgeni açığa çıktı.Sonrasında ylsuzluk kavramı,
“derin devlet” ilişkileriyle birlikte tartışılmaya başladı. Toplumda “temizlik”
talebi güçlendi, ancak reformlar sınırlı kaldı.
2001–2003 – Bankacılık Krizi ve İmar
Bankası Olayı: 2001 krizinde birçok banka batarken, İmar Bankası’nda toplanan
mevduatlar yok oldu.Denetim zafiyetleri gündeme geldi, BDDK’nın yetkileri
artırıldı. Kamuya milyarlarca dolarlık yük bindi.
2008–2011 – Deniz Feneri Davası: Almanya
merkezli yardım derneğinin topladığı bağışların amaç dışı kullanıldığı
iddiaları.Yardım kuruluşlarına güven sarsıldı. Davanın siyasi boyutu çok
tartışıldı.
2010 – KPSS Sorularının Çalınması: Kamu
Personeli Seçme Sınavı sorularının belli gruplara servis edildiği ortaya çıktı.
Liyakat sistemi yara aldı, sınav güvenliği tartışmaları başladı.
2013 (17–25 Aralık) – Büyük Rüşvet ve
Yolsuzluk Operasyonları: Bakan çocukları, iş insanları, bürokratlar ve Halkbank
üzerinden Reza Zarrab bağlantılı altın ticareti iddiaları. Soruşturmalar siyasi
krize dönüştü, davalar düşürüldü. “Yolsuzluk” siyasetin merkezine oturdu.
2014–2019 – Belediyelerde İhale ve İmar
Yolsuzlukları: Büyükşehir ve ilçe belediyelerinde ihaleye fesat, usulsüz imar
değişiklikleri, arsa rantı iddiaları.Sayıştay raporlarıyla belgelenen
usulsüzlükler kamuoyunda güven erozyonu yarattı.
2020–2021 – Pandemi Alımları ve Şeffaflık
Tartışmaları: Maske, test kiti ve sağlık ekipmanı ihalelerinde şeffaflık
eksikliği ve yüksek fiyat iddiaları. “Acil durum” ihalelerinde denetim
boşlukları gündeme geldi.
2022–2025 – Diploma, Ehliyet ve Ruhsat
Skandalları: Sahte diploma ve usulsüz ehliyetlerle kamu görevine giren kişiler
tespit edildi. Devlet kadrolarına girişte digital güvenlik ve belge doğrulama
sistemleri tartışmaya açıldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum yazarak, düşüncelerinizi benimle paylaşabilirsiniz.